Sayfalar

13 Eylül 2012

Elma Cipsi



Dünyanın giderek karmaşıklaştığı , nedenlerin ve sebeplerin anlaşılmasının zorlaştığı günlerden geçiyoruz. Hele canım ülkemde, kasvetlerin dağılmadığı, midelere yumrukların indiği gri günler bitmek bilmiyor. Bir yandan tartışmaları ile birlikte bir yeni okul dönemi daha başladı. Kimilerinde bir heyecan, kimilerinde tereddüt...Elif te yeni okuluna başladı dün. Sabahki heyecanın yerini , öğleden sonraki mutluluk almıştı bizde. Artık bir lise öğrencisi olmanın verdiği vakur bir eda var üstünde. Zaman bu kadar hızla akıp geçerken bandı yazın başına saralım biraz. Sonbahar gelip, daha yerleşik bir pozisyona geçince , bu yazın maceralarını anlatacağım elbet...Geçen kış kurutulmuş elma sevdası başlamıştı bende. Çerez niyetine elimden düşmüyordu. İş böyle olunca bu yaz kendi elmalarımı kurutmaya karar verdim. Teknede babamızı beklerken ki avare günlerimizde, Yalıkavak pazarından sebzelerimi aldığım teyzeden elma alıp, Elif'le beraber koyulduk işe. Böylelikle hem doğal , hem de mis gibi iyot kokulu elmalarımız oldu.


 
Kızgın güneşin altında ilk günün sonunda dahi renk değişimi kaçınılmaz oldu.
 
 
 
 
 
 
 
 
Yaklaşık 10 gün bu şekilde ipte kuruttuğumuz elmalarımızı , bir beş gün kadar da tepsiye yayıp , iyice kurumasını sağladık. Tabii seyirde olmadığımız zamanlarda....  :))
 
Bu işi o kadar sevdik ki , seneye biber ve farklı meyveler de kurutmaya karar verdik. İşi büyütüyoruz anlayacağınız. Bu Elif için de çok keyifli oldu. Her akşam,  üzerlerine çiğ gelme ihtimaline karşı içeriye alıp , sabah tekrar bumbaya ve çarmıha asma işi onundu çünkü. Büyük bir sevgiyle yaptı işini 15 gün boyunca...Bakalım önümüzdeki yaz neler kurutacağız? 
 
 
 
 
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder