Sayfalar

29 Haziran 2012

Dümen Suyumuzda Kalanlar - 4 - SANTORİNİ


Uzun bir ara verdik yine . Oldukça yoğun geçti  son günler . Okullar kapandı kapanacak , Elif'in  SBS'siydi , mezuniyetiydi , yok tatil hazırlığıydı derken koptum yine . Uzunca zaman hayal ettik bu zamanları . Kavuştuk nihayetinde . Programsız , koşturmasız , trafiksiz günlere ...Bodrum'dayız şu an . 15 gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti . Derken  , yarın yeni maceralara yelken açmadan ,  geçen senenin hikayesini tamamlamadan olmaz . Bu  arada ufak bir Bodrum özeti de yapmadan da olmaz . Hülasa yazmaya başlamak lazım .

Eveeet . Kos'tan Blue Star feribotu ile çıktığımız , 6 saatlik bir yolculuğun ardından , gece 02'de vardık Santorini'ye . Limandan 10 dk. süren bir transferin ardından şirin mi şirin otelimize geldik . Tatlı uykumuza dalmadan , verandamızda oturup , suda  bir kuğu gibi yükselen MSC Cruise gemisini seyre daldık bir müddet . Sonra istemeyerek te olsa , uykusuzluğa karşı koyamayıp , tatlı rüyalara daldık .



Bu arada , kaldığımız otel Tzekos Villas isimli küçük bir aile işletmesi . Fira merkezde ve harika günbatımı fotoğrafı alabileceğiniz bir konumu var . Sahipleri Türk olduğumuzu duyunca daha da yakın davranan  , zarif insanlardı . Sohbet esnasında Türk dizilerinin tüm Yunanistan'da nasıl bir fenomen olduğundan ve bizim harika baklavalarımızdan bahsetmeyi ihmal etmediler . Evet , dizi işine biz de şahit olmuştuk . Her yerde Ezel oynuyordu. Feribotta , markette , cafelerde ... Doğrusu ,  genç kızlar Kenan İmirzalıoğlu'na hayranlığın doruk noktasındaydı desek yanlış olmaz  sanırım .





Bu arada sabah uyandığımızda akşamki cruise'in yerini bir başkası almıştı bile . Bir iki saat sonra yanına gelen başka güzelleri seyrediyor olacaktık .

Güzel bir kahvaltının ardından , yürüyerek bir keşfe çıktık .


Merkez saat 10 gibi hareketlenmeye başlıyor , taa ki Cruise gemilerinin hareket saati olan 6'ya kadar . Bu sebeple esnaf ta kendini ona göre ayarlamış . Sabah 9'da tüm mağazalar açılıyor . Akşam 10 dan sonra ise restoranların haricinde açık bir yer bulmak imkansız .







Ne ararsanız bulabileceğiniz bir yer Santorini . Sanat galerisi sayısı da oldukça fazla .  Tabii Elif kendini ilgilendiren kısmı vakit kaybetmeden buluyor .







Milattan önce 1400 yıllarında olduğu varsayılan bir volkanik patlama sonucunda bugünkü hilal şeklini  alan adanın , volkanik kısmını görmeye gittik . Tektonik oluşumlar sonucunda rengi kırmızı ve siyah topraklar ve patlamalarla oluşan çukurlar haricinde hiçbirşey yok . Bence adanın görülmeye değer olmayan yegane yeri .



En son 1956 yılında faaliyete geçen volkanik adanın en yüksek noktasına vardık nihayet...

Adanın batısında bulunan Oia Angelina Jolie'nin Lara Croft filmi de dahil birçoğuna ,  özellikle de aşk filmlerine sahne olmuş , harika bir yer . Çok şık sokaklar , oteller ve harika günbatımları , herkes gibi bizi de büyüledi .














Ve çoğu insan  gibi bizim de başımızı döndürüp kendine aşık eden  , rotasını buraya çevirten o meşhur değirmen ve mavi kubbeler ...


Evet , büyülendiğimiz bir yerden daha ayrılma vakti . Akşam 12'de feribot kalkıyor . Kiraladığımız arabayı teslim etmek ve Kos'a dönüş için hareket saati . Kalbimizi bıraktığımız yerler listemizi taçlandırdı Santorini...














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder