Sayfalar

24 Kasım 2011

Patlıcan Musakka

İlk evlendiğimiz yıllarda , sevgilim ağzına patlıcan sürmezdi . Benim gibi patlıcan canavarı biri için enteresan bir durumdu tabii . Ancak nasıl olduysa , zamanla bu durum 180 derece değişti . Serdar benden daha çok patlıcan düşkünü biri oluverdi . Sonuçta , artık ailece seviyoruz patlıcanı . Esasında bir de sevgili kayınvalidemin elinden yemek lazım . Onun karnıyarık  , patlıcan salatası veya musakkası olduğu zaman benim için akan sular durur. Ben de kendimce yapıyorum işte.


Malzemeler ;

- 6 adet orta boy patlıcan

- 400 gr. orta yağlı kıyma

- 3 adet orta boy soğan

- 2 adet olgun domates (kesinlikle sezon domatesi olmalı . Ben yazın rondodan geçirip poşetleyip , deep-freez'e koyduğum domatesleri kullanıyorum kışın .Üzeri için , chery domates olabilir belki )

- 1/2  tatlı kaşığı biber salçası

- 1/2 demet maydanoz

- 1 diş sarımsak

- 2 adet sivri biber

-tuz , karabiber , pulbiber

Yapılışı  ;

-Patlıcanları alaca soyup , enine doğrayın ve tuzlu suda biraz beklettikten sonra , yıkayın ve suyunu süzün. Havlu kağıtla iyice kurulayın.

- Patlıcanların ön pişirme işini , iki şekilde yapabilirsiniz . Birincisi ; ya  fırının ızgara gözünü açarak hafifçe çevirmek veya annelerimizin usulü tavada kızartmak. Ben normalde , light şeklini tercih etsem de , bu sefer hafifçe kızarttım.

-  Başka bir tavada soğanları ince dilimleyin . Sırayla sarmısak ve doğranmış biberleri ve kıymayı  ilave edin. Pişene kadar kavurun. Domatesi , salçayı ve baharatları ilave edip , birkaç dakika pişirin .

-Ardından bir çay bardağı sıcak su ilave edin. Fırın kabına dizdiğiniz patlıcanların üstüne dökün. Üzerine doğranmış maydanozları ilave edip , fırına verin .

- 200 derece fırında 10-15 dk pişirin. Afiyet olsun !!









23 Kasım 2011

Dümen Suyumuzda Kalanlar



Gidilen , gezilen yerler de hayatın tadı tuzu değil mi? O da , yemek içmek gibi hayatımızın bir vazgeçilmezi. Gezilerim sayfasını bundan sonra ayrı tutmamaya ; tariflerimin yanında ,  rutin hayatın içinden kesitlerle beraber  , aynı sayfada paylaşmaya karar verdim . Tıpkı hayatın kendisi gibi ...

Dümen Suyumuzda Kalanlar - 1

KALİYMNOS




Yelkenli seyahatinin en güzel yanı da; sanırım , aylar önceden planlama gerektirmesi . Özellikle de yurt dışına çıkış yapılacak ise . Rotanın belirlenmesi ,gümrük için giriş-çıkış yapılacak limanların belirlenmesi , vize kontrolü , gerekli haritaların temini , eksik listesi , malzeme temini , gidilecek yerler ile ilgili ön bilgi vs...Liste uzayıp gidiyor ! Tüm bu hazırlıklar içimizdeki heyecanı daha da artırıyor tabii .


Geçtiğimiz yaz için rotayı oniki adalar (Yunanca Dodecannese ) olarak belirledik . Bir defada , irili ufaklı yirmiden fazla adadan müteşekkil tamamını gezme şansımız zaten yok . İlk etapta en kuzeyde Patmos'a çıkıp ki - yaklaşık 40 mil kuzeye çıkış sebebiyle - sanırım en zorlu kısım bu olacaktı . Patmos'ta gümrük işlemlerini yaptırıp , güneye doğru inecektik . Heyacanlı bekleyiş ve hazırlıkların ardından , yola çıkış tarihimiz nihayet geldi . Elif'in de okulu kapanır kapanmaz , kapağı Bodrum'a attık . Tabii insanın herşeyi planlama şansı maalesef olmuyor ! Meteorolojinin fırtına uyarısı vardı . Bizim de sıkıca takip edip , belki düzelir diye tahmin ettiğimiz durum daha kötüye gidiyor , fırtınanın şiddeti aksine artıyordu . Bize beklemek düştü . Zira denize çıkıp , marinaya dönüş yapan veya son anda sığınan denizcileri gördükçe , Posedion'u beklemenin akıllıca bir karar olduğuna kanaat getirdik . Dört günü Bodrum'da geçirdikten sonra cumartesi yerine , ancak çarşamba yola çıkabildik . Bu durumun iyi tarafı , meğer teknede yapılacak ne kadar çok iş varmış! Serdar ve Elif botu monte etti . Teknenin içi dışı rutin bakımlarının haricinde elden geçti . Yelkenlerin , elektronik aletlerin , motorun son kontrolleri yapıldı. Ben tekne alışverişi işini hallettim . Gittiğimiz yerlerde aradığımız herşeyi bulamama riskine karşı , detaylı bir liste yaptım . Gayet relax modda o işleri hallettik. Çarşamba sabahı , her şey neta , vira demir aldık .


Bu durumda rota yine değişti .Patmos'a 40mil kuzeye çıkarsak , daha çok görmeyi istediğimiz diğer adaları es geçmek zorunda kalacağız. Hızlı bir rota değişikliği ile , gümrük işlemlerini yapabileceğimiz , daha yakındaki ada olarak Kaliymnos'u belirleyip , yelkenlerimizi açtık . İçimiz pır pır ediyor . Tayfa üç kişilik ailemiz . Kaptan Serdar , ikinci kaptan ve aşçı bendeniz ve en değerli yolcumuz , teknenin pratik işler sorumlusu ve teknik konularda kaptana yardımcı uzman Elif . Serdar herşeyi titizlikle planladı . Her türlü navigasyon malzemesi temini , elektroniklerin kalibrasyonu , haritalar vs. Ellerine sağlık tüm tayfanın ! Herşey eksiksizdi . Güzel planlanan , keyifli bir tatil oldu .

Fotoğraflar birer anı olarak kaldı .



İlk limanımız Kaliymnos ;


Kaptan , Yunan bayrağını göndere çekerken...



Balıkçı amca selam veriyor   :))




Kalimynos limanına bağlandık. Bu da komşumuz minnoş!!






Elif sevinçten havalara zıplıyor!!




Tipik bir adalı sokağı...





 Kaliymnos'a kadar gelip sünger almadan olmaz  :))




Eskisi gibi çok olmamasına rağmen , süngercilik hala var tabii !!





Meşhur liman Vathi. Araç kiralayıp tüm adayı gezme imkanı bulduk . Harika doğası yanında ; çok şirin bu köyde , inanılmaz lezzetli bir yemek yedik . Közlenmiş patlıcanın tadı hala damağımda . Balık-rakı-meze üçlüsünden bolca yememize rağmen komik paralar ödeyip çıktık  :))))





18 Kasım 2011

Vişneli Kurabiye


Hafta başında koşturma ile geçen ilk dört günün ardından bugünü kendime ayırdım . Avare bir şekilde dolandım evin içinde . Elif okula gidince acele etmeksizin , keyif çayımı içtim . Kitap okudum saatlerce . Rutin işleri büyük bir haylazlıkla ağırdan alıp , notebookum önümde yayıldım . Geçen yazın ardından onun da günlüklerini tutmaya başladım . Bundan sonraki postlarımda göreceksiniz.  Film izledim . Bir iki dedikodu telefonu , ardından ... Mutfaktan gelen mis gibi kokular...



Malzeme ;

-  300 gr. tereyağı ( oda sıcaklığında )
-  250 gr. tozşeker
-  1 yumurta
-  125 gr toz badem veya fındık tozu
-  Aldığı kadar un
Yapılışı ;
-  Tereyağı ve şekeri bir kabın içinde karıştırıp yumuşatın.
-  Yumurtayı ekleyip , karıştırmaya devam edin.
-  Diğer malzemeleri de ekleyip , kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın.
-  Üzerini streçleyip , yarım saat buzdolabında dinlendirin.
-  Hamuru dolaptan alıp , ceviz büyüklüğünde parçalar alın .
-  Çay tabağı büyüklüğünde elinizle açıp , içine vişneyi koyup kapatın. Yuvarlak bir şekil verin.
-  Önceden ısıtılmış fırında 160-170 derecede , fazla kızarmadan pişirin.
-  Tepsileri fırından çıkarıp , soğuduktan sonra , isterseniz üzerine pudra şekeri dökün.
-  Afiyet olsun !


7 Kasım 2011

Bir Bayram Sabahı

Evet , bir bayram sabahını böyle karşıladı İstanbul. İstanbul'da bayram geçirmeye alışkın olmayan sevgilimle beraber , erkenden kalktık. Elif' doğal olarak sabahın köründe  sıcacık yatağından kalkmak istemeyince , biz termosumuza kahvemizi doldurup ,fotoğraf  makinemizi de kapıp kendimizi dışarı attık. İstanbul'u sakin ve dingin yakalamak malum pek zor !!! Evet , herkese iyi bayramlar !!! Fotoğraf maceramız devam edecek . Şimdilik birkaç kare aşağıda ;














Bu minnoş da yemek bulma derdinde sanırım;





Ağını toplayan balıkçılar ;







Onlar olmadan İstanbul ? Düşünemiyorum...














5 Kasım 2011

Arası Elmalı Kek


Son zamanlarda içimden hiçbirşey yazmak gelmese de , kasvetli ruh halinden sıyrılıp , daha çok dayanışma ve birlik olma zamanı şimdi . Özellikle bayram arifesi şu günlerde ihtiyacı olanlara yardım elimizi uzatarak , bir yüzü daha güldürmek kadar insanı mutlu eden bir şey olabilir mi acaba ?

Bu keki geçen hafta Gamze Bursa'nın  450 gr. kitabından yapmıştım , ancak şimdi yazabiliyorum. Aslında bayram için yaptığım güzel tatlılar var ama resimlerini çekip sonra girebileceğim.

Tarif şöyle ;



Malzemeler ;

*  3 küçük kırmızı elma
*  5 çorba kaşığı tozşeker
*  1,5 tatlı kaşığı tarçın
*  125 gr. oda sıcaklığında margarin
*  2,5 su bardağı un
*  3 çorba kaşığı yoğurt
*  1 çay kaşığı karbonat
*  1 tutam tuz

Yapılışı ;

*  Elmaları rendenin iri tarafı ile rendeleyin. Tozşekerin 3 kaşığı ile tarçını ilave edip karıştırın. Ben elmaları sulanma riskini düşünerek 2-3 dk. ocakta çevirdim. Bu yüzden belki 3 değil 4 elmadan yapsaydım , sanırım daha iyi olurdu.

*  Tozşekerin kalan 2 kaşığı ile diğer malzemeleri ilave edip , hamuru hazırlayın.

*  Hamurun yarısını bir kenara ayırın.

*  Diğer yarısını yağlanmış kek kalıbına yayın.

*  Üzerine elma karışımını yerleştirin.

*  Kalan hamuru da merdane ile açarak en üste koyun.

*  Önceden ısıtılmış fırında (180 derece) , üzeri pembeleşinceye kadar pişirin.

*  Soğuduktan sonra pudra şekerini serpin.

* Afiyet olsun!!