Sayfalar

31 Mayıs 2011

Mozarellalı Fırında Patates

Aşağıda tarifini verdiğim yemek bizim evde çok seviliyor. Besleyici olduğu kadar lezzetli de!



Malzemeler :

- 3 büyük boy patates
- 3 orta boy soğan
-300 gr. kıyma
-1 adet domates
-1 diş sarmısak
-1 tatlı kaşığı domates salçası
-1 çay kaşığı biber salçası
-1 çay kaşığı tuz
-1/2 çay kaşığı karabiber
-Yarım su bardağı rendelenmiş kaşar
-Yarım su bardağından biraz fazla  mozarella

Yapılışı :

-Önce patatesleri güzelce yıkayıp soyun. Cips inceliğinde doğrama aparatı ile, incecik dilimleyin.
-Bir yağlı kağıt serilmiş tepsi ile 200 derece fırına verin.20 dk. yeterli
-Bir yandan kıymayı kavurup bir kenara alın.Soğanları uzun uzun doğrayın.Bir diş sarmısağı dörde bölüp beraberce sararana kadar ocakta çevirin.
-Domatesi, salçaları ve tuzu  ilave edin.2-3 dk karıştırın. Yarım çay bardağı sıcak su ilave edin. Böylelikle patateslerle beraber fırına verdiğinizde çok kuru olmasını önler.
-Kavrulmuş kıyma ile karabiberi ilave edip ocağın altını kapatın.
-Fırından çıkardığınız patatesleri bir borcama alıp, hazırladığınız kıymalı harcı,  kaşarla beraber harmanlayın.
-Üstüne en son olarak mozarellayı ilave ederek, tekrar fırına verin. 10 dk sonra fırından çıkarıp, sıcakken servis edebilirsiniz.
-Afiyet olsun!             :)))

30 Mayıs 2011

Çikolatalı Bademli Cookie


Yazamadığım günlerde zaman herzamanki gibi bir su misali , akıp geçti. Bunca koşturma arasında soluklanabildiğimiz bir zaman yaratabildik ailecek. 19 Mayıs tatilini fırsat bilip , kendimizi maviye attık. Anneciğimle babacığım da vardı bu sefer...Evlilik yıldönümlerimiz aynı olduğu için beraber kutladık Bodrum'da...Elif için de güzel bir mola oldu, tam derslerden bunalmışken...İstanbul'da bu baharda pek   göremediğimiz güneşin tadını çıkardık. Denizi henüz tam ısıtmasa da,  bedenlerimizi ürperten suda bol bol yüzdük. Bol kahkahalı, keyifli birkaç gün geçirdik. Şimdilik bir sonraki maviyle buluşmamıza kadar, hayalini kuracağım bol bol...

Bu arada direkte ben çalıştım ama, keyfini Elif çıkardı.    :))))



Yazmadığım sürede benim için en kayda değer şey buydu. Bu arada; Bir önceki  tarif için , sevgili Fadiş'in bir sorusu vardı. Kaymaçina , çok rahatlıkla tatlandırıcı ile yapılabilir bence...Büyük marketlerde satılan sıvı tatlandırıcılar - hiç denemedim ama - olabilir gibi. Ama karamel konusunda sıkıntı olur.Onda muhakkak esmer veya normal tozşeker gerekiyor çünkü....Yeni bir bilgi edinebilirsem yazacağım muhakkak.

Artık tarifi versem iyi olcak sanırım;

Malzemeler :

-100 gr. tereyağı + 55 gr. margarin ( oda sıcaklığında ) (Tamamı tereyağı olursa kıvamı çok yumuşak olur)
-200 gr. pudra şekeri
-150 gr. bitter kuvertür veya çikolata (benmari ile eritilmiş)
-180 gr. toz badem
-1 yemek kaşığı kakao
-1/2 çay kaşığı karbonat
-Aldığı kadar un
-File badem (Üstü için)

Yapılışı :

-Önce benmari usulü çikolatanızı eritip, soğumaya bırakın.
-Tereyağı , margarin ve pudra şekerini derin bir kapta karıştırın.
-Bu karışıma toz bademi ilave edin.
-Soğuyan çikolatayı ve kakaoyu ilave edin.
-Son olarak karbonat ve elenmiş ununuzu ilave edip , yoğurun ve sert kıvamlı bir hamur hazırlayın.
-Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, ay şekli verin. Üzerlerine file badem serpiştirin.
-Tepsiye dizdiğiniz kurabiyeleri 10 dk. buzdolabında dinlendirin.
-Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 14 dk. pişirin.
-Afiyet olsun!     :))))

17 Mayıs 2011

Kaymaçina

Güneşin şirin şirin göz kırpmaya başladığı keyifli bir haftasonu yaşadık . " Bu sene bunları giymek nasip olacak mı  acaba? " dediğim ince kıyafetler ve sandaletlerimi giymiş bir vaziyette dolaştım. Pazar günü de ayrı anlamlıydı , benim ve diğer blogger'lar için. "5.Blogger buluşması" vesilesi ile pazar kahvaltısında idik Fenerbahçe'de. Bol sohbetli , neşeli ve sıcacık bir buluşma oldu. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür az bile kalıyor! Çok uğraşmışlar sağolsunlar...İşte benim haftasonum böyle geçti.

Bugün yine kayınvalidemin, onun da kendi kayınvalidesinden öğrendiği , Arnavut kökleri olan bir tatlı tarifi vereceğim.Aynı tarifi krem karamel gibi uygulamak ta mümkün Ben.küçük karamel kaplarında denedim.Ama resmini çekemediğim için , bundan bilahere söz edeceğim.



Tarif şöyle;

Malzemeler ;

- 1 litre süt
- 7 yumurta
- 2 bardak tozşeker ( yarım bardağı karamel için)

Yapılışı;

- Öncelikle yarım bardak tozşekere 6-7 yemek kaşığı su ilave edip, orta hararetli ateşte hızlıca ve sürekli bir şekilde karıştırın. Rengi değişmeye başladıktan 2-3 dk. sonra ocaktan alın. Bunu tatlıyı yapacağınız,  fırına girebilecek bir kaba kaşık ile boşaltın ve soğumaya bırakın.
- Bir yandan sütün içine tozşekeri ilave edip karıştırın.
- Bu muhallebiyi soğuyup sertleşen karamelin üzerine döküp , önceden ısıtılmış fırına verin.
-180 derecede yaklaşık, yarım saat yeterli oluyor.
-Fırından çıkardığınız tatlıyı soğuduktan sonra buzdolabına kaldırın.Birkaç saat sonra servise hazır.Afiyet olsun!... :))

5 Mayıs 2011

Anneler Günü

Bana sorsalar, deseler ki ; " Hayatta yaptığın en iyi şey ne? " Hiç şüphesiz " Anne olmak " derdim tabii. İnsanı kendini en iyi hissettiren şey. Öyle sıcacık , öyle sevgi dolu...Kelimelerin yetmediği , bambaşka bir şey. Nasıl anlatsam bilmem ki türünden... Hayat boyunca farklı kimliklere bürünüyoruz. Çalışan kadın, dost, arkadaş, evlat, eş...Hepsi önemli tabii ki,  ama bu çok farklı. Ayrı bir sorumlulukla bakıyorsunuz hayata ve insanlara. Ve herşeye...Bir birey yetiştirmenin verdiği sorumlulukla ve adanmışlıkla...





Bu arada kendimce bir soruya cevap aradım ;

Anne Kimdir?

ANNE ;

- Önce yavrusu büyüsün diye gözünün içine bakan, sonra da büyümeyip hep yanında kalsın, isteyen kişidir.

- Yavrusu dana kadar bile olsa, onu içine sokup oradan çıkarmak istemeyen kişidir.

- O okuldayken, bir an önce gelmesi için yolunu gözleyendir.

- O üzgünse üzgün olan, sevinçli ise mutluluktan uçan kişidir. Babalar gibi , " Hayatı böyle öğrenecek " triplerine girmeyen, giremeyen kişidir.

- Uyurken bal yanaklarını öpen, misler gibi saçlarını koklayandır.

- Hastayken başından ayrılmayan, sevgisini eksik etmeyendir.

- Bir " Annecimm " demesine kurban olan kişidir.

- Fırından çıkan mis gibi kokularla  onu bekleyen, parlayan gözlerle mutfağa girerken yüreği pır pır eden kişidir.

- Bin yüreği de olsa , yavrusuna olan sevgisini sığdıramayan kişidir.

- O'NU KARŞILIKSIZ SEVEN İKİ KİŞİDEN BİRİNCİSİ'DİR.   :)))  :))) (Babişko'ya buradan selam!! :))  )

-TÜM ANNELERİN "ANNELER GÜNÜNÜ" KUTLARIM.

  HEP SEVGİYLE KALIN !!!

4 Mayıs 2011

Portakal Reçeli

Portakal her daim çok sevdiğim, her şekilde değerlendirdiğim bir meyve. Kendisi , fresh sıkılan suyu, keklere , pastalara verdiği  o mükemmel aroması ,  reçeli... Bu kış Elif'e ve kendimize bol bol sıktım nar ve greyfurt ile beraber. Soğuk kış günlerini  bol C vitamini alarak, sağlıkla atlattık böylece. Aslında kışın başlangıcında yaptığım bir reçeldi. Bu mevsimde nasıl olur bilemiyorum. Çünkü yavaş yavaş mevsimi geçiyor. Kalın kabuklu , sofralık , yafa portakalından yapmak lazım. Araya teknik engeller de (!!!) girince ancak yazabiliyorum. Sevgili  ve çok maharetli kayınvalideciğimden öğrendiğim şekli ile tarifi veriyorum ;



Malzemeler ;

- 1 kg. portakal
- 1 kg.  tozşeker ( veya damak zevkinize göre 250 gr daha ilave edbilirsiniz. )
- 1 lt den biraz az su
-1/2 limonun suyu

Yapılışı ;

-Portakalları güzelce yıkadıktan sonra kabuklarını ince ince doğrayın.Üzerini örtecek kadar su ilave edip, kaynatmaya bırakın.10-15 dk. yeterli.
-Haşladığınız portakalları kevgirle tencereden alın.
-Aynı işlemi ikinci defa uygulayarak, kabukları tekrar haşlayın. Bu işlemler ile kabuğun hem acısını almış , hem de yumuşatmış oluyoruz.Bunu gerekir ise üçüncü defa da uygulayabilirsiniz.Ancak ben o hafif buruk tadı tercih ettiğim için, bu yeterli oldu.
-Bu arada 2 portakalı sıkın , posası ile beraber bir tencere koyun. Üzerine iki defa haşlayıp süzdüğünüz kabukları ve şekeri  ilave edin.Kaynatmaya bırakın.Yaklaşık 20-25 dk. kaynadıktan sonra, kıvam almış olması gerekir. Bunu Porselen tabağa 1 damla dökerek test edebilirsiniz.
- Yoğunlaştığını gördükten sonra , limon suyunu ilave edin. 2-3 dk. sonra altını kapatın ve henüz sıcakken kavanozlara koyun.
-Ağzını kapattığınız kavanozları ters çevirerek soğumaya bırakın.Güneş ışığı almayan bir yerde muhafaza edin.
-İşte , soğuk kış günlerinde yapıp, sıcak yaz günlerinde yiyebileceğiniz, mükemmel bir kahvaltı lezzeti. Afiyet olsun!   :))