Sayfalar

26 Aralık 2010

Çikolatalı Kurabiye

Kahvenin ve çayın yanında misler gibi çikolatalı bir lezzete kim hayır diyebilir ki?



Malzemeler;

-  220 gr. bitter çikolata
-  115 gr. oda sıcaklığında tereyağı
- 110 gr. esmer şeker
- 110 gr. tozşeker
- 1 yumurta
- 20 ml süt
- 1 paket kabartma tozu
- 1 tutam tuz
- aldığı kadar un

Yapılışı;
-Bitter çikolatayı benmari usulü eritin.
- Şekerler ile tereyağını bir kapta tel çırpıcı ile birkaç dakika karıştırın.
- Ardından diğer malzemeleri ve eritilmiş çikolatanızı ilave edip, yoğurun.Unu ilave ederken çok sert bir hamur olmamasına dikkat edin.
- Hazırladığınız hamurun üzerini kapatarak, buzdolabında 15-20 dk. bekletin.
- Dinlenen hamuru buzdolabından çıkarıp, yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye minik yuvarlaklar yaparak dizin.
-Burada dikkat etmeniz gereken en önemli şey, pişirme süresi.Önceden ısıtılmış fırında (160 derece), 12-13 dk. pişirmeniz yeterli.
-Soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri serpebilirsiniz.
-Afiyet olsun.

7 Aralık 2010

Tarçınlı Ekmek

Kış geldi, geliyor derken nihayet artık kapıda...Kış mevsimi, kestane mevsimi elbet...Birdee;  uzuun , mükellef hazırlanmış pazar kahvaltıları.Yazarken  bile çocukluğuma gittim.Pamuk annem, erkenden kalkar, ekmek mayalardı bize...Uyandığımızda mis gibi ekmek kokuları gelirdi burnumuza.Ardından keyifli muhabbetler...Şimdilerde pazar kahvaltıları dışarıdaki mekanlarda yapılır oldu.Ama ben çocukluğumdaki o güzel kahvaltıları hiçbir şeye değişmem!
Büyüyüp kocaman kadın olunca, bunların kıymetini , daha iyi anlıyor insan... Geçmişindeki mutlu izlere daha çok sarılıyor...Canım kızım da, benim gibi ardında uzun yıllar da bıraksa , bazı şeyleri tebessümle hatırlasın istiyorum..O da mis gibi kokulara uyansın.Keyifli sofralarda , mutlu anıları olsun.Ve büyüyüp de kocamann olduğunda şimdi benim hissttiklerimi, - bir parçacık ta olsa - hissetsin.

Her ne kadar anneciğimin yaptıklarını tutmasa da, arada bir ben de ekmek yapmayı seviyorum.Bazen  fırında, bazen de ekmek makinasında.Şimdi vereceğim tarifi makinada yapıyorum.



Malzemeler:

- 1 su bardağı (200 ml)  ılık su
- 1 su bardağı (200 ml) ılık süt
- 2 su bardağı  (250 gr.) 7 tahıllı un
- 2 su bardağı (250 gr.)  kepekli un
- 4 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 yemek kaşığı esmer şeker
- 40 gr.'lık yaş maya veya 1 paket instant maya


Yapılışı:

- Makinanın kabını fırça ile yağlayın.
- Ekmek makinesinin içine süt, yağ, tuz ve şekeri  ve mayayı koyun.
- Üzerine unu ilave edin.
- Gerisi makinanın pişirme ayarlarına kalıyor.
- Ceviz ilave etmek isterseniz, makinanın ilk yoğurma işlemi bitince bir sinyal veriyor.O zaman ilave etmeniz gerekiyor.
- Bunu işlemi akşamdan yapıp, sabah istediğiniz saate de ayarlayabilirsiniz.Ekmeği biraz fazla kaçırma riski var! Afiyet olsun!!

3 Aralık 2010

Korova Cookies

Uzuunn bir tembellikten sonra - her ne kadar rahatsızlığımdan dolayı, biraz zorunlu da olsa  - güzel bir tarif vereceğim.Tarif, Dorie Greenspan'dan;




Malzemeler:

* 175 gr. un
* 30 gr. kakao
* 1/2 çay kaşığı karbonat
* 150 gr. oda sıcaklığında tuzsuz tereyağı
* 120 gr. esmer şeker
* 50 gr. beyaz şeker
* 1/2 çay kaşığı deniz tuzu
* 1 çay kaşığı vanilya
* 150 gr. rendelenmiş bitter çikolata


Yapılışı:

* Önce tereyağını ve şekerleri  mikserle birkaç dakika karıştırın
* Ardından diğer malzemeleri (çikolata hariç) ilave edip elle yoğurun.En son çikolatayı ilave edin , ama bu aşamada fazla yoğurmayın.
* Hamuru tezgaha alıp, elinizle toparlayıp, iki parçaya bölün.



* Her iki parçayı da  yaklaşık 4 cm çapında silindir haline getirin.Ve streç filme sararak buzdolabında en az 2 saat bekletin.(Benim acelem vardı. O yüzden 1,5 saat beklettim.)

* Buzdolabından çıkarttığınız hamurları, 1,5 cm kalınlığında kesin ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye, aralıklı olarak dizin.
* Önceden ısıtılmış 165-170 derece fırında 12 dk. pişirin.

10 Kasım 2010

ATATÜRK' Ü ANLAMAK

Birliğimizi ve beraberliğimizi, özgürlüğümüzü  ve hür irademizi, Cumhuriyetimizi borçlu olduğumuz ATAM ,

SENİ ÇOK ÖZLEDİK!!!

Atamız'ı anlamak için, sözlerini anlamak lazım önce...

"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumların kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur. Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar." ATATÜRK

GEÇMİŞİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM!!!

1 Kasım 2010

Elmalı Zencefilli Kek

10 gün kadar önce döndüğüm Paris seyahatinden dönünce 1 hafta hasta yattığımdan, yazacak şeyler de birikti haliyle.Tabii bir sürü tarifte var sırada bekleyen.Ayağa kalktığım zamanlarda gözümü mutfakta açtım klasik. Ama, bazılarının fotoğraflarını çekemedim. Olsun, onları da bilahere ilave edeceğiz velhasıl. Geçen gün yine bir kek denemesi yaptım.Evdekiler pek beğendi. Bir sürü iltifatlar falan...Kadın kısmının egosunu biraz şişirmek gerekiyor bence...  ( Veya benimkini mi acaba?? :)) Ha ha ha...) Neyse, yeni haber şu ki : Yemek yapmayı olduğu kadar gezmeyi  de pek seven zatialim, fotoğrafçılığa merak saldı.Nasıl mı oldu? Uzuunn zamandır merak ettiğim bir konu olmakla beraber, Hırvatistan'da Melih Abi'nin çektiği fotoğrafları görünce, "ben bu işi öğrenmeliyim" dedim. Sağolsun bir arkadaşımın da teknik desteği ile güzel bir Nikon SLR Makina aldım.Tahmin edeceğiniz üzere, bir de kursa başladım.Gelişmeleri elbette paylaşacağım!

Tabi bu arada; yeni makinem ile Paris'te çektiğim birkaç fotoğrafı paylaşacağım sizinle.Kurs öncesi olduğu için, henüz pek birşeyini bilmiyordum.Olduğu kadar dedim, ve sonuçlar aşağıda; (Tarifi unuttum sanmayın sakın!! Az sonraa...:)



Auguste Rodin Müzesinin bahçesi çok keyifliydi...



Hotel Biron...Rodin 1908'de bu evde yaşamaya başlamış, ölümünden sonra da müzeye çevrilmiş.








Herkesin derdi başka tabii...:) . Ne şirin bir köpekçik değil mi?











Loire Valley'deki şatoları çok merak ediyordum.Bunlardan bazılarını görme imkanı buldum.İlki ;Chateau Chenonceau


Chateau Cheverny..




Şirin Cheverny bir sokağı...


Rönesans devri Fransız mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan Chambord şatosu...Eski Blois kontları tarafından av köşkü olarak inşa edilmiş ve I.François tarafından genişletilmiş.








İstanbul'da da bir şubesi açılan meşhur Laduree ve muhteşem makaronları...






1500 fotoğraftan seçtiklerim bunlar.Şimdi tarifi versem iyi olacak sanırım :



Malzemeler;

- 3 adet yumurta
-1 su bardağı esmer şeker
-3/4 su bardağı zeytinyağı
-1 su bardağı süt
-1 büyük boy  rendelenmiş elma
-2.5 bardak kepekli veya tam tahıllı un
-1 çay kaşığı zencefil
-1 tatlı kaşığı tarçın
-1 fincan dövülmüş fındık
-1 paket kabartma tozu

Yapılışı ;

-Önce şeker ve yağı karıştırın.
-Yumurtaları ekleyip karıştırmaya devam edin.
-Sütü ve ardından diğer malzemeleri ilave edin. En son fındık ve rendelenmiş elmayı koyup, yağlanmış kalıba boşaltın.
-Önceden ısıtılmış fırına koyup, yaklaşık 35 dk. pişirin.Tabii bu noktada hep yinelediğim şey, fırınınızın pişirme ayarı.Sanırım en iyisi , kürdan testi ile kontrol yapmak.Önemli bir dipnot: Elmadan dolayı hafif nemli bir kek oluyor.Yemesi çok keyifli.
-Ilıdıktan sonra, yanında güzel demlenmiş bir çay ile servis yapın.Afiyet olsun!

21 Ekim 2010

Avokado Salatası (Tex Mex Mutfağı)

Doğanın bize sunduğu mucizevi bir besin olan avokado, mutfaklarımızda yerini giderek daha fazla alıyorÖğrendiğime göre; içerdiği A, C ve E vitaminleri ile cilt için çok güçlü bir antioksidan ve  nem kaynağı.Mineraller yönünden zengin.Kandaki kötü kolestrolü düşüren tekli doymamış yağları içeriyor. Böylelikle kalp damar sağlığını koruyor. Çok çeşitli şekillerde tüketilebiliyor.Ben daha çok salata ve makarna sosu ve dip sos olarak olarak kullanıyorum.Aşağıda bir tarif veriyorum şimdi.


-2 olgun avokado
-2 diş sarmısak
-1 adet domates
-3 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 limonun suyu
-1 orta boy kuru soğan
-1/2 çay kaşığı tuz

Avokadonun kabuklarını soyup çatalla ezin.Limon, ezilmiş sarmısak, uzun ve incecik doğranmış soğanı, tuz ve zeytinyağını ilave edin.En son çekirdekleri çıkarılmış domatesi ilave edin ki salatayı sulandırmasın.Afiyet olsun!

9 Ekim 2010

Çilek Reçeli

Uzun zamandır yazmak istiyordum bu tarifi. Yazın Bodrum pazarından aldığım dağ çileklerinden yaptığım reçel, çok güzel oldu gerçekten.Herşeyden önce insanın kendi yaptığı reçeli yemesi ayrı bir keyif doğrusu. Evde pişirdiğim sıcacık ekmek, üzerine tereyağı ile müthiş bir tat.Ben 1 kg çilek ile yaptım.Tarifini de ona göre vereceğim.Zaten çok basit.Ancak tek dikkat etmeniz gereken şey bence, şeker mevzu.Herkesin damak tadı farklı olduğu için şekeri önce daha az miktarda koyup, pişerken tadına bakarak ilave etmek.Neyse, tarif aşağıda;



Malzemeler;

-1 kg çilek
-800 gr.şeker. (daha ağdalı seviyor iseniz bu da 1 kg. ya kadar çıkabilir)
-1 çay kaşığı limon suyu

Yapılışı;

-Çilekleri  akşamdan güzelce yıkayıp, derince bir tencereye alın.Küçük iseler gerek yok ama, büyükçe olanları ikiye bölebilirsiniz.
-Üzerine tozşekerini ilave edip, sabaha kadar bekletin.Sabah kaynatmaya bırakın.Köpüklerini almayı ihmal etmeyin.Aksi taktirde reçeliniz bozulur.
-Pişmesine yakın limonu ilave edin.Porselen bir tabağa çay kaşığı ile alıp damlatın.Sulu değil, yoğun bir kıvamsa olmuş demektir.
-Soğuduktan sonra saklayacağınız kavanoza alın.Afiyet olsun!  :))

21 Eylül 2010

Pesto Soslu Rigatoni

İtalyan mutfağı, -bizim damak tadımıza çok yakın olduğu için de olsa gerek- çoğumuzun vazgeçemediği lezzetlerle dolu.Ben de çok seviyorum ve yapıyorum.



Malzemeler;

-1 paket rigatoni makarna
-Parmesan Peyniri
Pesto sos için:
-1 kase taze fesleğen
-2 yemek kaşığı çam fıstığı
-1/2 su bardağı zeytinyağı
-1 veya arzunuza göre 2 diş sarmısak.
-Bir tutam tuz

Yapılışı;


Pesto sos için, tüm malzemeleri robottan geçirerek püre haline getirin.Makarnayı zeytinyağlı ve tuzlu suda  haşlayıp, süzün.Üzerine hazırladığınız sosu dökün.Rendelenmiş parmesanı da ilave edip servise alın.Afiyet olsun!   :))

                

17 Eylül 2010

İncir Tatlısı


Geliştirdiğimiz basit tekne menülerinden bahsetmiştim daha önce.İşte size; hem tatlı ihtiyacınızı giderecek, hem de göze hitap edecek türden mini bir tarif...İncirin üzerine eritilmiş beyaz çikolata ve krema karışımı.Yine üzerine ballı veya çikolatalı sos.Harika!.Çocuğunuz inciri sevmiyorsa bile böylesine bayılacak bence...









15 Eylül 2010

Yaza veda

Yeni bir sonbahar daha kapımızda...Yazın bitişine hüzün mü? Yoksa tatlı sonbahara sevinçmi içimdeki ? Anlayamadım ama, hararetli yaz sıcaklarından sonra, sonbahara merhaba demek ayrı bir keyif. Aslında biz ailece İstanbul'un bunaltıcı sıcağını çok az yaşasak ta, çok keyifli bir yaz geçirsekte, hepsinin yeri ayrı sanırım. Her evde başlayan tatlı telaş işte bizde de başladı.Malum, okullar açılıyor.Yeni bir sene, yeni bir heyecan...Ümit ederim, herkes için neşenin eksik olmadığı bir yıl olsun!
Bu arada geçen hafta döndüğümüz maceralarla dolu Hırvatistan seyahatimiz çok keyifliydi. 8 yetişkin ve bir bebekten oluşan ekip ile Adriyatik'te yelken oldukça sıradışı bir tatil oldu doğrusu.Şimdiden bir sonraki rotanın hayallerini kurarken, bir kaç  fotoğraf ilave edeceğim elbette...



                                           Harika bir gündoğumu;

National Park Krka


Vrulje, müthiş sevimli bir köy...



Sibenik Şehrinin dar taş yolları...



Kornati adaları...







Biyograd şehrinden bir görünüm...



Güzel bir gündoğumu daha!




Zadar, eski şehir...



20 Ağustos 2010

Yaz Halleri

Yaz geldi bana bir haller oldu.Bir türlü haşır neşir olamadım laptopumla...Sürekli hareket halinde olunca konsantrasyonu bozuluyor insanın. Neyse en azından sizle bir kaç fotoğraf paylaşabilirim. Birkaç Ayvalık hatırası...Zira Ayvalık'tan dönerken annemlere yakın bir çiftlik var.Tarladan kendimiz topladık sebzeleri.Elif ile kuzeni Kaan'ın çok hoşuna gitti. Bol bol domates ve patlıcanla döndük İstanbul'a...Gelince domateslerden bir güzel salça yaptım.Fena olmadı hani...












20 Temmuz 2010

Tatlı Rüyalar

Bu çok hafif ve leziz tatlıyı geceyarısına yakın bir vakitte Elif'le yaptık.Bu yüzden adını da böyle yazmayı uygun buldum.Baylan pastanesinin Cup Griye'sinin yerini tutmasa da, fena değildi hani...Tatlı krizi tuttuğunda yapılabilecek çok basit bir tarif, ama kesinlikle işe yarıyor! Bu arada canım kızım şu an yaz kampı için İngiltere'de.2 gün oldu gideli ama, şimdiden deli gibi özledim.Bu yüzden önce Behçet Necatigil'in o güzel şiiri "Elif"i yazmak istiyorum.  :)

ELİF

Bu şiir senin için Elif,
Yazarken seninle doluydum.
Asıl adın başka olsa bile
Kıştı geceyarısı
Kasımpaşa önlerinde

Yazarken seninle doluydum
İncecikten yağan kar,
Tozuyordu Elif diye
Adını Elif koydum.

(...)

Evet şimdi sıra tarifte;





Esasında son derece basit; Bir miktar ufalanmış kedi dili bisküvi, krem şanti (arasına rende çikolata çok yakışıyor),meyve (ben kivi ve muz kullandım), dövülmüş fındık ve balı istediğiniz sırada koyun.(En alta ufalanmış kedi dili olmak üzere).Ortaya günün her saatinde yiyebileceğiniz hafif bir lezzet çıkıyor.Afiyet olsun!





15 Temmuz 2010

Mavi mutluluklar

Uzun bir ara verdim yine...Ailece Marmaris'te başlayıp Bodrum'a kadar devam eden Elif yelkenlisi ile  seyahatimiz tatlı bir düş gibi geçti.15 gün nasıl geçti anlamadık bile! Bu huzura ne kadar ihtiyacım varmış meğer! Deniz kimi zaman sakin uysal bir kedicik gibi, kimi zamanda poseidonun kabarttığı dalgalar...Hepsi ayrı bir macera, ayrı bir keyif...Bu yazımız böyle geçecek gerçi.Bol bol deniz üstünde seyir.Hepsi ayrı bir hikaye tabii.Gündüzleri dalgalarla, geceleri yıldızlarla düşlerimizi paylaştık.Günlük koşturmada hissetmediğimiz şeyleri hissedip, her yeni bir rotada yeni heyecanlar yaşadık. Bu arada basit tekne menüleri geliştirdik bolca.Vakit buldukça paylaşacağım onları sizinle.Önce bir iki tatil anısı aşağıda;

Çok sevdiğimiz Selimiye'de bir akşam vakti...


Rotamızın çoğunluğunda beraber olduğumuz Sevgili Mehmet ve Nalan'ın Lotus teknesi...



Tabi Mehmet'in hünerli ellerinden kurtulamayan kara orfozu afiyetle yedik.Tadı hala damağımda!



Elif'in Palamutbükü hatırası;



Veee,  Bodrum! ...











21 Haziran 2010

Çikolatalı Muffin Kek



Geçtiğimiz cumartesi günü Abant'ta aile pikniğimiz vardı.Tüm kardeşler ve annemler bir taraftan gelip toplandık.İnanılmaz keyifli geçti.Aile bir araya gelir de geçmez mi?Hele çocuklar betonlar arasında geçen günlerden sonra coştular adeta.Bizler bile çocuklar gibi şendik doğrusu.Mangallar yakıldı, çocuklara çadırlar kuruldu, muhabbetler edildi.Bir parça da olsa özlem giderildi.Çok güzel bir anı bıraktı hepimizde.Nasıl özlemişim annemi babamı, kardeşlerimi ve şirin yeğenlerimi...Birbirimize her yıl tekrarlama sözü ile ayrıldık. Bu muffinleri de çocuklar seviyor diye yaptım.Hatta resimlerini de orada çekebildim ancak.Bu arada Abant'ın muhteşem doğasından birkaç kare de veriyorum.Evet tarif ve resimler aşağıda;



Tabii bunlar doğa ortamında çekildi.Görsel olarak çok estetik görünmeyebilir!ne yapalım, olduğu kadar... :))

Malzemeler:

-3/4 su bardağı süt
-1,5 su bardağı şeker
-3 yumurta
-1 su bardağı eritilmiş tereyağı
-2 bardak un
-3 yemek kaşığı kakao
-1/2 çay bardağı çikolata parçaları
-1 paket kabartma tozu

Yapılışı:

-Önce süt, şeker ve kakaoyu 3 dk.karıştırın
-Ardından tüm malzemeleri ilave edip, hep beraber çırpın.
-Muffin kalıplarına döküp, 175 derecede yaklaşık 30 dk.pişirin.Fırınınızın ayarı farklı olabilir.Kürdanla kontrol etmeyi unutmayın.
-Hafif ılıdıktan sonra servis yapın.Afiyet olsun!   :)))

Güzel bir günden hatıra bir kaç kare veriyorum;